7 Ocak 2015

Atkinsons, Sizi Çağırıyor

Güzel ve kar yağışlı bir çarşamba sabahından herkese günaydın..
Geçtiğimiz aralık ayında gerçekleşen misler gibi kokan bir çay davetinden bahsedeceğim sizlere..

Yeni bir markayı keşfetmek hep ilgi odağım olmuştur.
Atkinsons, markaya adını veren James Atkinsons tarafından kurulan, markası geçmişi 1799 yılına kadar uzanan İngiltere'nin ilk niş parfüm evi..


Kral IV. George'un 1826 yılında James Atkinsons'ı İngiliz saray parfümcüsü ilan etmesiyle soylu kesimin vazgeçilmez parfüm markası haline gelen Atkinsons, dönemin ünlü isimlerinin de dikkatini çeker.





Her bir kokunun ayrı bir doğuş hikayesi bulunuyor..
Yayınladığım görsellerdeki her bir nesne, hikayeyi oluşturarak kokuların ortaya çıkışını sağlamış..

200 yıllık geçmişe sahip olan Atkinsons yeni bir imaj ve duruş ile birlikte yeniden doğdu.
İstanbul İngiliz Konsolosluğu'nda düzenlenen çay daveti ile Atkinsons'ın tanıtımı gerçekleştirildi.
Firmanın Türkiye Temsilcisi Letisya Tapan ve Ayşe Azizoğlu'nun ev sahipliğinde gerçekleşen lansmanda davetliler Atkinsons parfümlerini test ederken, diğer yandan sunulan ikramlarla birlikte çay keyfi yaptılar.
Ayrıca Atkinsons markasının tarihine dair bilgilendirme yapılırken, markanın maskotu olan ayı başlı manken herkesin ilgi odağı oldu..


Bu son kare ise sevgili Pelin Hanım ile benden olsun :)
Pelin Hanım'a verdiği tüm bilgiler ve yakın ilgisi için minnettar kalırken bu davette emeği geçen herkese de ayrıca teşekkür ediyorum...

Bir sonraki postumda görüşmek dileğiyle..
Sevgiler...

23 Kasım 2014

Ali Baba Nargile Restaurant

Soğuk bir hafta sonundan merhabalar,
Geçtiğimiz pazar günü sevgili Yemek Sohbetleri blogu Yağmur'un daveti üzerine Ortaköy'de bulunan
Ali Baba Nargile Restaurant'a Gülümse Yüzüme ve Yasemin Kokulu Bir Hayat ile birlikte gittik.
Mekana girdiğimizde neredeyse bütün davetli bloggerlar gelmişlerdi.
Bizi sıcakkanlılığı ile Ali Baba Nargile Restaurant'ın sosyal medya yöneticisi Ohannes Kan karşıladı.

O gün 23 blogger birbirinden özel lezzetleri tattık.
Bahçe bölümünde oturmamıza rağmen hiç üşümediğimizi söyleyebilirim :)
Yeni bilgiler edindik.
Ali Baba Nargile Restaurant hakkında öğrendiklerimi kısaca size aktarmak istiyorum..

1993 yılında Tophane'de Ali Baba Nargile salonu olarak faaliyete başlamış. Gelen yoğun ilgi ve talepler sonucunda bugün Ortaköy'de kurucu Ali Bey'in oğlu genç işletmeci Mert Yoğurtçu, Ali Baba Nargile Restaurant olarak 2. şubesini hizmete açmıştır.

Mekanı incelediğinizde sizi zevkle dekore edilmiş farklı alanlar karşılıyor..


Mekanın tasarımı rahat ve huzurlu bir zaman geçirebileceğimiz şekilde dizayn edilmiş.
Özel organizasyonlar için kişiye özel VIP odaları böyle günler için düşünülerek tasarlanmış.

Müşteri gözüyle değilde misafir gözüyle sizleri ağırlıyor işletme personeli.
Açık mutfakları ile personelin büyük titizlik ve hijyen kuralları içerisinde gerçekleştirdiği çalışmaları görebiliyorsunuz.

Yemek menüsü, her damak zevkine uygun bir şekilde oluşturulan mekanda kullanılan mutfak malzemeleri taze ve günlük olarak temin ediliyor.
Bu yaklaşımları ile müşteri memnuniyetine ne kadar önem verdiklerini görebiliyorsunuz.

Bizden birkaç kare...

Gelelim bize yapılan ikramların sunum ve lezzetlerine...
Başlangıç olarak patlıcan salatası, ezme, tulum peyniri, taze yeşillikler ve sıcacık pideler ikram edildi.

Derken enfes ve bizleri şaşırtan döküm minik tencere sunumuyla çorbalarımız geldi :)
Mercimek çorbasının yanında kroton ekmek ve limon parçası çorba keyfimi tamamlayan parçalar oldu.

Başlangıcın ardından atıştırmalık olarak lahmacun ve kaşarlı pide ikramı gerçekleşti.
Her ikisininde lezzeti yerindeydi.



Ana yemek olarak ortaya karışık ızgara ve sac kavurma geldi.
Izgaradaki tüm ürünler iyice pişmiş ve yumuşacıktı.
Pişirilme süresi konusunda hassas olduğumu ayrıca belirtmek istiyorum.
Tüm etler işletmenin anlaşmış olduğu özel bir kasap tarafından temin edilip taze olarak işleniyor.
Tavuk etlerinin ayrıca marine edilerek servis için hazırlandığını bilmenizi isterim.

Sac kavurmanın enfes bir tadı olduğunu özellikle bilmeli ve yolunuz düştüğünde mutlaka denemelisiniz.
Sunumu da ayrıca iştah açıyor..


Harika bir yemek ve güzel sohbetlerin ardından geleneksel türk kahvesi içilmese olmazdı.

Son olarak hep beraber çekildiğimiz bir kare..


Bizleri böyle güzel bir organizasyonla ağırlayan Ali Baba Nargile Restaurant işletmecisi Mert Bey'e; tüm isteklerimizi yerine getiren mekan personeline; organizasyona davet ederek bizleri buluşturan sevgili Yağmur'a; ilgisi, alakasıyla bütün gün bizimle ilgilenen Sevgili Ohannes Bey'e çok teşekkürler...

Yolunuz Ortaköy'e düştüğünde Ali Baba lezzetlerini tatmanızı şiddetle öneriyorum...

Mekan Bilgileri: 

ORTAKÖY MAH. MUALLİM NACİ CADDESİ 43/A-B 34100 Beşiktaş, İstanbul

Tel: 0212 327 18 28

24 Aralık 2013

Tatlı Köşem ile Tatlı Molası...

Etkinlik çalışmalarımız esnasında sıcakkanlılığı ve içten tavırları ile gönlümü fetheden biri vardı.. 
Hale Hanım...
Hale Hanım, Tatlı Köşem Butik Pastane ortaklarından biri. 
Mekan Kadıköy-Moda'da yer alıyor.

İçeriye girdiğinizde size cıvıl cıvıl bir atmosfer eşliğinde merhaba diyorlar :)
Her gün açık olan Tatlı Köşem, günlük olarak ürettiği tatlı, tuzlu çeşitleriyle hizmet vermektedir.
Ürünlerin hiçbirinde katkı maddesi kullanılmayıp bitkisel ve organik ürünlere ağırlık veriliyor.

Etkinliğimizde bizler için hazırladıkları cupcakelerden bir görüntü:


Diğer resimlerimiz :)


Bu pozda Tatlı Köşem broşürlerini dağıtırken...

Gitmek isteyenler için adres: Caferağa Mah. Dr. Esat Işık Cad. No:20/D 
Moda-Kadıköy İSTANBUL
Tel: 0216 336 00 27


18 Aralık 2013

Su ve Ateş Filmine Hala Gitmeyen Kaldı mı?


Yazılmayı bekleyen bir sürü postum var :)
Son günlerdeki yoğun çalışmalardan kendime biraz olsun vakit ayırmaya karar verdim.
Fragmanını ve afişini ilk gördüğümde bu filmi mutlaka izlemem gerektiği hissine kapılmıştım.
Vizyona gireli birkaç hafta olmasına rağmen gidemediğim ama aklımda olan bir filmdi.
Derken mola vermek adına Su ve Ateş filmine arkadaşlarımla sözleşip gittik.

İstanbul'un bitmek bilmeyen trafik çilesi, işten eve, evden sinemaya yetişecek olmam derken filmin ilk 10 dakikasını kaçırdım :((
Salona girer girmez ayakta dikilenleri aşıp! yerime yerleştim ve filmi izlemeye başladım.
Töreden kaçıp Londra'ya gelen bir adam ve orda dil eğitimi almak ve çalışmak için Londra'ya giden genç kızın aşk hikayesi anlatılıyor filmde.

Filmden kısa notları inceleyecek olursak:
Bir aşk, bir şehir bir erkeği ne kadar değiştirir?
Doğunun kanunlarından uzağa kaçan bir adam olan haşmet ve hayatın acı gerçeklerinden bihaber, saf ve duru bir kız olan yağmur'un imkansız aşkının  hikayesidir.
Doğu ve Batının, Güneş ve Ayın, Su ve Ateş'in masalıdır bu aşk...



Duygusal, dram yüklü filmlerde nedense ağlarken buluyorum kendimi.
Bir yandan kimse farketmesin diye gözyaşlarını gizlice silmeye çalışmakta işin cabası :))
Film bitimi sonrasında bizim sıranın komple ağladığını farkettim, arkadaşlarımda dahil :)

Filmde insanın içine işleyen detaylar vardı.
Bir erkek düşünün, doğunun şartlarında yetişmiş ve kendi kimliğini henüz bulamamış çünkü yoğun baskılar altında.
Bir kız düşünün ki çalışmak ve kendini geliştirmek tek gayesi. Annesini çok küçük yaşlarda kaybetmiş ve tek dünyası babası olan saf ve duru bir kız.
Derken bir tesadüfle kesişen yollar ve aşkla birlikte acıya göğüs geren hayatlar...

Filmi izlerken bir çok hissi bir anda yaşıyorsunuz. Sahneler çok etkileyici ve çok başarılı.
Bazı yerlerde tam kalbinizin derinliklerinde hissettiğiniz bir sızı duyuyorsunuz.
Hissettiğiniz belki aşk, belki ayrılık acısı, belki aile özlemi, belki de isyan...

Karakterler filme tam anlamıyla oturmuş ve rollerin hakkı verilmiş.
Yakın zamanda film önerisi arayanlar için tavsiye edebileceğim başarılı bir yapıt.
Gideceklere tavsiyem selpak mutlaka yanınızda bulundurun :)

Keyifli seyirler...